
Selim Miran, uzun yıllar boyunca hem Türkiye’de hem de yurtdışında farklı sektörlerde çalışmış, insan davranışlarını, şehirlerin karanlık damarlarını ve gölgede kalan hikâyeleri gözlemlemeye büyük ilgi duymuş bir yazardır. Gerçek kimliği kamuya açık değildir; yazarlığı ile mesleki geçmişi arasına bilinçli bir mesafe koymak istediği için “Selim Miran” müstear adını kullanmaktadır.
Miran’ın edebî yaklaşımının merkezinde insanın içsel çatışması, kaderle hesaplaşması, görünmeyen yapılar, semboller, rüyalar, metafizik arayış, şehrin bilinmeyen yüzü ve sessiz kahramanlık temaları yer alır. Onu yazmaya iten unsur, sıradan görünen hayatların ardında saklı derin anlamları keşfetme ve paylaşma isteğidir.
“Aslan’ın Gözü”, Selim Miran’ın uzun yıllara yayılan gözlem ve notlarının bir araya gelmesiyle oluşturduğu ilk büyük romandır. Farklı disiplinlerden beslenen bakış açısı, hikâyeye hem psikolojik derinlik hem de güçlü bir atmosfer kazandırır. Gerçek mekânları, gerçek insan davranışlarını ve sembolik anlatımı harmanlayan Miran, okurunu hem dış dünyanın karanlık sokaklarında hem de insan ruhunun görünmeyen koridorlarında dolaştırır.
